mavi-isigin-cilde-zararlari

MAVİ IŞIĞIN CİLDE ZARARLARI

Ülkemizde pandemi yaklaşık olarak bir sene önce başladı. 2020 yılının mart ayında başlayan kısıtlamalar yüzünden birçok insan evden çalışmaya başladı. Sadece iş hayatı değil, eğitim hayatı ve sosyal hayatı da etkileyen çok yoğun bir süreç haline gelen Covid-19 süreci hala etkisini sürdürüyor. Bu süreçte sokağa çıkma yasakları, kısıtlamalar, seyahat yasakları gibi birçok alanda yaşanan uzaklaşma süreci ise ‘Hayat Eve Sığar’ mottosu ile birlikte yürütüldü. İnsanların evlerinde geçirdiği bu süreç ise birçok insanda hem internet hem de sosyal medyada kalma süresini uzattı. Bitmeyen iş toplantıları, katılması zorunlu eğitimler ve sınavlar, sosyal hayatın devamı adına yürütülen arkadaş görüşmeleri gibi birçok durum ortaya çıktı ve bunların hepsi internet üzerinden edinilen bazı programlar aracılığı ile hayata geçti. Bu programlar arasında Zoom, Google Teams, Jitsi ya da Whatsapp gibi uygulamalar var bildiğimiz gibi. Bu uygulamalar, bilgisayar ve telefonlarda geçirilen  Mavi ışık nedir, mavi ışığın zararları nelerdir, mavi ışıktan korunma yolları nelerdir?

Mavi Işık Nedir?

Mavi ışık en basit tabiriyle; bilgisayarlarda, telefon ve tabletlerde bulunan bir ışıktır. Enerji düzeyi çok yüksek olan bu ışık birçok insan için olağanüstü zararlara yol açabilir. Güneş ışınlarının aksine yapay olarak elde edilen bu ışık türü mavi ışığın kötü diye tabir edilen türüdür. Teknolojik cihazlarda bulunan ve korunması çok mühim ve elzem olan mavi ışık için gerekli önlemleri almazsak cildimizde de önemli değişikliklerin olduğunu fark edebiliriz. 

Bilimsel olarak beynin uyku hormonu yani melatonin salgılamasını önleyen yapay mavi ışık birçok insan üzerinde olumsuz reaksiyonlara sebep oluyor. Hem cildimiz hem de sağlığımız için mavi ışığın oluşturabileceği problemlere gelin birlikte göz atalım.

Mavi Işık İle Yaşamak

Doğal ışık kaynağı sadece fiziksel sağlığımızı ve cildimizi etkileyen bir durum değildir. Aynı zamanda ruh sağlığımızı da etkileyen bir durumdur. Hem fiziksel sağlığımız hem de mental dinginliğimiz için yeterli ve sağlıklı ışık kaynaklarından yararlanmalıyız. Güneş ise dünyamızın doğal enerji ve ışık kaynağıdır. Daha somut düşünecek olursak havanın kapalı olduğu günlerde kendinizi çok daha halsiz ve yorgun hissettiğiniz ya da daha depresif geçirdiğiniz zamanlarınız oldu mu? Ya da çoğu insan neden ışık yoğunluğunun yüksek olduğu bahar ve yaz aylarını daha çok sever? İşte bu sürecin en büyük faktörü güneş ışınlarını alan vücudumuz ve cildimizdir.

Peki en büyük etkilerini tüm hayatımızda hissettiren doğal ışık, yapay ışık kaynaklarına yerini bırakırsa ne olur? Dünyada bu konu ile alakalı olan birçok araştırmaya rastlayabiliriz. Yapay ışığın ve özellikle teknolojik cihazların yaydığı mavi ışığın, yapılan birçok araştırma sonucunda insanların hem sosyal ilişkilerini hem de sağlık durumunu etkilediği ortaya konulmuştur. Bu hafta mavi ışığın cildimize verdiği zararlara ve korunma yollarına bir bakalım istedik. 

Mavi Işığın Zararları Nelerdir?

Mavi ışığın zararları arasında yukarıda bahsettiğimiz gibi sadece melatonin salgılaması değil, birçok farklı sonuç bulunur. Bunları incelemek istersek;

  • Uyku düzenini sağlayan melatoninin salgılanmasını azaltan ve vücudumuzun saati, uyku saati gibi değil de gün ortası saati gibi algılamasını sağlayan mavi ışık, uykusuzluk beraberinde odaklanma problemleri de yaratır. Uyku düzenini tersine çeviren ve insan doğasını alt üst eden mavi ışık, yorgunluk ve huzursuzluk sorunlarına yol açar. 
  • Gözleri çok etkileyen mavi ışık, göz kuruluğuna yol açar. Doğrudan retinaya etki eden mavi ışık aynı zamanda ilerde ciddi göz problemlerine de yol açabilir.
  • Mavi ışığın retina aracılığı ile doğrudan sinyaller alması beynimizin de etkilenmesine yol açıyor. Sebepsiz baş ağrıları, kafa bölgesinde yaşanan sebepsiz bir ağırlık gibi süreçler de kendini hissettirir. Beyne giden bu sinyallerin cildimiz için en büyük etkisi de kollajen ve elastin liflerin azalması şeklinde kendini gösteriri. Bu şu demek oluyor; bu süreç cildinizin erken yaşlanması ile sonuçlanır. 
  • Kollajen ve elastin kaybı yaşayan cildimiz erken yaşlanma belirtileri ile ince çizgiler dışında, sarkma yaşayabilir ve parlaklığını yitirebilir.
  • Cildin stres yaratmasına etki eden mavi ışık, cildin hızla hücre kaybetmesine neden olur. Hücre kaybı ile birlikte yaşlanma hızlanır ve yorgun bir cilde sahip olunur.
  • Teknolojik cihazlarla geçirilen vaktin fiziksel etkileri kadar ruhsal etkileri de olur. Tüm bu süreçler her insanda farklı bir etkiye neden olabilir. Cildimiz çok hassas bir yapıdadır. Yediklerimiz, içtiklerimiz, düşüncelerimiz ve bulunduğumuz ortamdaki havanın kalitesinden bile etkilenen cilt, bu sürece hızlı ve derin bir yanıt verir. 
  • Ciltte renk değişiklikleri ve lekelenmeler oluşur ayrıca cildin kendisini yenileme hızı da azalır. 
  • Bu sürecin sonunda göz çevresi yorgunlukları ve göz hattının daha koyu görünmesi de kaçınılmazdır. Yorgun bir görüntü, göz altında torbalanma ve koyulaşma gibi problemler de kaçınılmazdır. 

Mavi Işıktan Korunma Yolları Nelerdir?

Mavi ışığın kaçınılmaz etkilerinden korunmak için öncelikle bir an önce harekete geçmemiz gerekir. Normal süreçte 8-10 saat kadar uzun bir zaman dilimini karşısında harcadığımız bilgisayarlar, elimizden düşürmediğimiz cep telefonları pandemi süreci ile birlikte çok daha uzun saatler almaya başladı.

  • Öncelikle “Bilgisayar, tablet, TV ve cep telefonu gibi teknolojik cihazlar karşısında bir günde kaç saat geçiriyoruz?”, bunu tespit etmek önemlidir. “Bu saatleri, hangi uygulamalar ya da hangi programlar karşısında harcıyoruz?” Bunları değerlendirip kendi kendimize kısıtlama getirmeli ve bu süreyi en aza indirmeliyiz.
  • Teknolojik cihazlara mutlaka mavi ışık önleyici programlar indirerek kullanmalı ve programın aktif olup olmadığından emin olmalıyız. 
  • Ekranları mutlaka günün hangi saatinde bulunuyorsanız o saate göre mutlaka ayarlamalıyız. Özellikle parlaklık ayarlarını otomatik seçeneklerle kullanmayı tercih edebiliriz.
  • Gündüz saatlerinde parlak ışık, akşam saatlerinde ise sıcak ekran kullanarak beynin melatonin salgılamasına yardımcı olabilir ve cildimizin de kendisini stres altında hissetmesini önleyebiliriz. 
  • Düzenli uyku uyumaya özen göstererek cildin dinlenmiş ve sağlıklı görünmesini sağlayabiliriz. Cilde canlılık ve parlaklık katmak için de kendi cildimize uygun bakım ürünlerini tercih ederek cildi destekleyebiliriz.
  • Cildin kaybettiği nemi geri kazanmasını sağlayarak her hafta peeling uygulamalı ve en geç 2 haftada bir de maske uygulaması yaparak yaşlanmanın etkilerini en aza indirmeye çalışabiliriz. Cildin pürüzsüz ve bakımlı görünmesi için en önemli unsurlarından biri olan nemin yanı sıra doktorumuzun önerdiği ürünleri de takviye etmeliyiz.
  • Cilt bakımı rutinlerimizi mutlaka belirlemeli, düzenli olarak cildimizin hem temizlenmesi hem de neme doyması için gerekli önlemleri almalıyız. 
  • Cildimizde fark ettiğimiz tüm değişiklikler için kendi kararlarımıza ve içgüdülerimize güvenerek hareket etmek yerine öncelikle doktorumuza başvurabilir ve en doğru zamanlama ile en doğru uygulamalara sahip olabiliriz. 
  • Cildimizin hassas, kuru ya da yağlı olmasına bağlı olarak cildin ihtiyacı olan nemi mutlaka ona geri kazandırmalıyız. 
  • Cilt bakımları yanı sıra medikal estetik uygulamaları içinde mutlaka doktorunuza başvurmalı ve süreç çok ilerlemeden en kolay uygulamalarla tedaviye bir an önce başlamalısınız. 

Botoks, dolgu, mezoterapi, PRP, leke tedavisi ve daha birçok uygulama için Lotus Dermatoloji’nin uzman doktorları ile dilediğiniz zaman iletişime geçebilirsiniz. 

 

Teşvikiye Cad. Lotus Apt. No: 5/5 Kat:4 Nişantaşı, İstanbul

Telefonla Randevu

Telefonla Randevu

(0212) 259 49 50

Mail ile Randevu

Mail ile Randevu

info@lotusdermatoloji.com